₺135.00
Stokta
İlgili ürünler
-
₺275.00Moskova Önlerinde…Moskova’nın kapısı Volokolamsk Şosesinde kahramanlık destanları yaratan bir taburunkomutanı Kazak Türk’ü Memiş Uli’nin savaş anıları…
Özet: İkinci Dünya Savaşı?nda Nazi orduları Moskova kapılarına dayandıklarında hayallerinin bir avuç komünist Rus savaşçı tarafından yere çalınacağını hiç düşünmemişlerdi. Türkler?den, Tatarlar?dan Ruslar?dan ve dünyanın diğer milletlerinden oluşturulmuş Kızıl Ordu?nun savaşçılarıydı onlar; aynı amacın bayrağı altında toplanarak faşizmi çiğneyen, korkudan titreterek kök söktüren? Moskova Önlerinde adlı bu kitapta Kızıl Ordu askerlerinin bireysel kahramanlıklarının ve zaaflarının tanığı olacak, onların sayıca yüksek ve donanımlı Nazi ordularına nasıl darbeler indirdiklerini soluğunuzu tutarak okuyacaksınız. Bütün dünyanın gözleri önünde gerçekleşen bu ilerleyişe nasıl engel olduklarını görecek, şaşıracaksınız. Diş ve tırnakla, tanklara karşı el bombalarıyla, roketatarlara karşı süngüyle verilen bu hayatta kalma ve bağımsızlık mücadelesine tanık olacaksınız. Dünya halklarına inancın ve yurtseverliğin gücünü duyuran Moskova Önlerinde, belgesel ve edebi nitelikleriyle elinizden bırakamayacağınız gerçek bir savaş hikayesi.
Yazar: Aleksandr Aleksandroviç Bek -
₺150.00
Rusların girilmesi imkansız O.G.P.U. Hapishanesi Rus Topraklarının rahatça görülebildiği bir tepenin zirvesindeydi. Yangın silahlarıyla, otomatik silahlarla, tırnaklarıyla ya da neyle olursa olsun, onlara O.G.P.U.’yu almaları emredilmişti. Savaşa, kana, ölüme, insan düşüncesinin ulaşabileceği en azgın vahşiliğe alışmışlardı. Ama O.G.P.U. Hapishanesi çok değişikti…
Daha önce hiç tanımadıkları, bilmedikleri bir cehennem kalesi. Barselona’ya, Tiny’ye, Lejyoner’e, Porta’ya kan ve et parçaları yağdırmış bir cehennem… Panzer savaşlarından geriye, kurtuldukları için kimsenin teşekkür edemeyeceği insanlarla, sürünerek yaklaşan bir ölüm barajı kalmıştı…
-
₺150.00Bu kitap, korkunç bir yıkımın yazar yaptığı bir insanın gerçek öyküsüdür. Sven Hassel insanlık dışı bir savaşta kaybettiği binlerce arkadaşına verdiği sözü tutmak için yazdı bütün bu satırları. Yazar olmak ya da ün kazanmak değildi düşlediği. Hemen bütün sevdiklerini elinden alan, anlamsız ve acımasız bir savaşı lanetlemekti tek isteği. Savaştan önce Almanyada işsiz bir yabancıydı, çaresizlik içinde Alman ordusuna giren bir Danimarkalı. Yönetim Nazilerin eline geçince firara kalkışmış ama yakalanarak Disiplin Birliğine sürülmüştü. Bu birlikte de onu Lanetliler Taburu bekliyordu. Bu bir tank taburuydu, savaşın en kanlı yerine, en tehlikeli cepheye sürülen, bir cehennemden ötekine atılan bir tabur. Savaş bittiği zaman bu taburdan hemen hiç kimse kalmamıştı geriye. Sven Hassel altı bin kişilik bir birlikten hayatta kalan birkaç kişiden biriydi; eline kalemi alıp anılarını yazabilecek kadar güç toplaması kolay olmadı. Ama sonunda ölen bütün arkadaşlarına verdiği sözü tuttu ve sağ kalan savaşın bütün iğrençliğini dünyaya duyurdu. Serinin ilk kitabı “Lanetliler Taburu” büyük bir ilgi uyandırdı, bütün dünya dillerine çevrildi -Almanya dışında-. Yazarına büyük bir ün sağladı. Savaştan sonra evlenen ve İspanyaya yerleşen yazar, savaş anılarını anlatan on iki roman daha yazdı. Eşi ve çocuğuyla birlikte İspanyada bir çiftlikte yaşıyor.







